29 Haziran 2011 Çarşamba

kavuştuk derim!

Tanrımmmm inanılır gibi değil!!
Kendi evimde -nihayet,sonunda- bağlanmış internetimle sanal alemdeki evime kavuştum:)))
Ama tabii kimseyi ürkütmemek,kaçırtmamak,bilgisayar ekranını şak diye kapatmanıza sebep olmamak adına günlerdir -sözde- görevlilerle ettiğim kavgaları,beni elinin tersiyle sinek gibi ezebilecek cüssedeki adamları öldürücü bakışlarımla dize getirdiğim sürü sürü maceraları durup da anlatacak değilim:)
Sakinleştim,
Sakinim,
Gerçekten sakinim:)

Evet gelelim koştura koştura geçen günlere;
Ev aramak bulmak ne kadar zor işmiş onu anladım,üstelik tek başıma ve ilk deneyim...
Bütün umutlarım bitmişti,hatta sokak ortasında bir banka ilişip,şaşkın bakışlara aldırmadan hüngür hüngür ağladım ağladım ağladım...
Son bir güçle bir kaç defa bakıp da hep kapalıyken denk geldiğim emlakçıya gittim.Bürodan içeri girdiğimde ağzım yüzüm birbirine karışmış,şiş kırmızı burun ve gözler ve bunları taçlandıran stresten çıkmış devasa bir uçuk!Yani tam anlamıyla hilkat garibesiyim..
Derdimi anlattım böyle bir yer arıyorum,öğrenciyim,tek başımayım diye ve benim kendi evimde öyle bir daire var demez mi üstelik tam da düşündüğüm fiyata!!Hemen görmeye gittik ve ağzımdan çıkan tek söz; 'işte bu' oldu:))
Hep böyle olur ya..En umutsuz olduğum anda içime en çok sinen her şeyiyle hayalimdeki evi buldum ben!

Çekim yasasına karşı hep mesafeli duruşum vardı ama bu ev işi önyargımı yıktı diyebilirim ve arkasından gelenler tesadüf olamayacak kadar aklımdan geçenlere uygundu;çekim yasası var gençler var,denedim gördüm:)Tabii asıl Allah işimi rast getirdi orası ayrı,kul sıkışmadan hızır yetişmezmiş hesabı..

Ev tam hayalimde canlandırdığım gibi,kapılar duvarlar ve yerlerin açık renk olması,açık mutfak olması her şey her şey dahil hatta hayalimde hep apartmanın sol tarafına denk gelecek şekilde düşünmüşüm,bu da tesadüf olamaz herhalde:))

Hemmmennn annem ve büyükanneme haber verildi ertesi gün derlenip toparlanıp bana bir sürü hayat kurtaracak eşyayla birlikte geldiler İzmir'e,sonrası da çorap söküğü:)

Asıl beni vuran olaya gelmedik;bahçem var bahçe!!! Balkonum tam da bahçenin üzerinde,nar ağacı, gül agacı,minicik ceviz ağacı,renkli aldatıcı zakkum,neler neler:))

Anneannem geldi gördü evimi,evindeki her şeyi benim kızımın kendi gibi incecik zarif dedi nasıl mutlu oldum:))

Bir de ev sahibim öyle şeker ki;nasıl yardımcı oldu,nasıl işleri kolaylaştırdı,nasıl her şeye koştu,nasıl iyiniyetli...En son dedim anneme bu adamın elini öpeceğim ben artık:)

Fakat beni bu sırada en çok zorlayan şey pazar günü tamamen yerleşip de pazartesi finallerimin başlaması oldu,çok şükür ondan da alnımın akıyla çıktım,
ve sonrası....Canım teyzemlerle gidilen Didim,komşu kapısı yaptığım Aydın,bolca aylak vakit,arkadaşlarla yapılan bu sefer 'hukuk dışı' muhabbetler derken bugünlere geldik (siyasetçi söylemi) :)))

Cancağızım arkadaşlarım da yaz okulu olayına gelmişler,mekanımızı şenlendirmişler artık bu haftasonu bir Çeşme yapmayan taş olur taş taş!
Ah tabii bir de süpriz konuğumuz var! Ağır misafir:))

İÇİMDE TEBESSÜMLER KIPIR KIPIR!

Hamiş:Bu kadar güzel haberlere maşallahlarınızı esirgemeyin ne olur,sonra annem herkese anlatıyorsun nazara geliyorsun diye bitiriyor beni:)) 

21 Haziran 2011 Salı

az kaldı az!

ah blogcum kavuşacağız yakında çok az kaldı!
evime taşındım-o da ayrı bir post konusu- ve internetim yok; ama azimliyim yaptım olacak!
bir nefes vereyim dedim olur a yolumu gözleyenlerim vardır, bu kız öldü mü kaldı mı diyolardır:))
yeniden kavuşana kadar hoşçakalın dostlar!

23 Mayıs 2011 Pazartesi

istiyorum da istiyorum!

Ece Temelkuran- İkinci Yarısı 
Hakan Günday- Az
Amin Maalouf'un eksik olan tüm kitapları
Tuba Çandar- Hrant
Zülfü Livaneli- Serenad
Nil Karaibrahimgil- Nilin Kelebekleri
Orhan Pamuk- Kar, Masumiyet Müzesi
Oğuz Atay- Tutunamayanlar
İskender Pala- Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk
Ahmet Ümit- Aşk Köpekliktir, Patasana, Sis ve Gece, Bab-ı Esrar
Chuck Palahniuk- Dövüş Kulübü
Ingvar Ambjörnsen- Beyaz Zenciler


BUNLARIN HEPSİ BENİM OLSUN İSTİYORUM! 
HEPSİNİ OKUMAK İÇİN DE ZAMAN İSTİYORUM ZAMANNNN...
4 HAFTA KALDI,DAYAN ELENİ MOU!
kanatlarımda aşkla sevgili ay; bu gece de penceremde olacak mısın?
uyuyana kadar elimi tutacak, yüzümü aydınlatacak mısın?

pazar gecesi keyfi(ydi)

İspanyolca hiç bilmediğim halde mırıldanmaktan asla geri bıraktırmıyor bu ablamız sağ olsun!
Buika sen çok yaşa;) Bir kere dinleyince bağımılık yapıyor,en azından benim gözlemim bu yönde,hak ediyor da açıkçası,seviyoruz vesselam!

Tam da bunun üzerine kulağıma çalındı;

Eh tabi bir selanik muhaciri evladı olarak kayıtsız kalmam beklenemezdi;)
Paylaşmak;paylaşarak çoğalmak boynumun borcu,keyifle dinlemeler!

sevilesi cümleler/1

              ''Onca şeyin değiştiği yenilendiği tempolu hayatımızda bazı değişmeyen huzur adacıklarına öylesine ihtiyacımız var ki..''

(Gazetede gözüme ilişti,kime ait olduğunu bilemiyorum-bulamadım)

21 Mayıs 2011 Cumartesi

meditasyon




Hakkında her fikirden yüzlerce insan her gün, her an konuşuyor, yazıyor, çiziyor.
Doğru diyeni de var yanlış diyeni de,
hatta sapkınlık olduğunu ileri süren de.

Benim meditasyonla tanışmam ise üniversiteye hazırlık dönemime yani lise sona denk geliyor.
Çoğumuzun içinden geçtiği geçmek zorunda olduğu hatta zorunda bırakıldığı oldukça sancılı bir dönem..

Sınava bir buçuk ay kaldı,iyi gidip dururken birden korkunç bir düşüşe geçtim.Nedenini anlamadığım ancak beni de paniğe, korkuya, moral bozukluğuna sürükleyen bir düşüş..
Sırf beni olsa yine iyi,ailemi,hocalarımı,beni seven düşünen insanları...Uykularımda bile dinlenemediğim beni nefes aldığım her anda endişeye sevk eden kuşkular duygular içindeydim.

Derken bir gün nefesle başlayan bir yolculuk içinde buldum kendimi tavsiye üzerine.Beni rahatlatan düğümlerimi çözen üstelik çok da basit bir yöntem..
Daha doğrusu ben basit aşamasında, ilk adımında kalmak istedim.

Hayatımı ona göre yaşamıyorum,ona bağlamıyorum ya da bunu temel yaşam felsefem haline getirmiyorum.

Ama dört senedir bazen sıkıntılarımı,kararsızlıklarımı,uykusuzluklarımı, gerginliklerimı atmama bazen de sevinçlerimi içselleştirmeme yarıyor,kısacası bana iyi geliyor.
Yirmi dakika bile olsa sürekli uçuşan düşünceleri kafamdan atıyorum,BEYNİMİ DİNLENDİRİYORUM.
Hepimiz, dünyadaki bütün varlıklar enerjiden müteşekkiliz.Hangi inançtan hangi düşünceden olursak olalım bazı maddi gerçekler var bu da onlardan biri.

Ben de bu aracı sayesinde vücüdumdaki enerji merkezlerini hissedebiliyorum,gücümü hissediyorum,irademi güçlendiriyorum.
Farkındalığım artıyor,algılarım açılıyor ve tam olarak nasıl ifade edeceğimi bilmiyorum ama 'kalbim büyüyor!' gibi hissediyorum.
Bu moladan sonra yoluma daha güçlü devam ediyorum.

Nacizane fikrim; denenmesini tavsiye ederim..